Basın Açıklaması…

Ulusal demokratik kurumların ortak basın açıklamasıdır… BAsın açıklaması, Ankara’da Cumhuriyet Gazetesi önünde 2 Temmuz 2008 günü 12.30′da okundu….

Dün, 01.07.2008 Salı günü, Cumhuriyet Devrimimize karşı yürütülen karşı devrim hareketine yeni bir boyut eklenmistir.
Anayasamızın başlangıç maddelerinde yer alan Türkiye Cumhuriyetimizin temel niteliklerine, Demokratik Laik Cumhuriyete ve Sosyal Hukuk Devletine bağlı kişi ve kuruluşlara karşı bir daha operasyon düzenlenmiştir.
Cumhuriyet Gazetesi Ankara temsilcisi Mustafa Balbay, Tercüman gazetesi genel yayın yönetmeni Ufuk Büyükçelebi, ADD genel başkanı Şener Eruygur ve çok sayıda ADD üyesi, Türkiye Gençlik Birliği genel başkanı Adnan Türkan ve üyeleri ile emekli orgeneral Hurşit Tolon, Ankara Ticaret Odası başkanı Sinan Aygün?ün de aralarında bulunduğu yirmiden fazla çağdaş Türkiye sevdalısı yurtsever yurttaşlarımız gözaltına alınmışlardır.

Bu operasyonun zamanlaması ve uygulanış biçimiyle ve özellikle, Cumhuriyet Gazetesi ile Atatürkçü Düşünce Derneği genel merkez ve şubelerinin hedef alınması, Türkiye Cumhuriyetimizin geleceği açısından endişe verici bir gelişmedir.
Gözaltına alınan yurttaşlarımızın bir kısmının üst düzey görev yapan emekli asker olması, Ulusumuzca Türk Silahlı Kuvvetlerine duyulan güveni zedelemeye yönelik bir amaç taşıdığı anlaşılmaktadır.

Değerli yurttaşlarımız,
Ulusumuzu bilgilendirme görevi yapan gazetecilerimize ve Demokratik Laik cumhuriyetimize ve sosyal hukuk devletine sahip çıkma görevini yapan arkadaşlarımıza ‘darbeci’ yakıştırması yapılmasını reddediyoruz.

Asıl darbe girişimi;
AB?ne uyum yasaları adı altında Cumhuriyet devrimi yasalarımızı yok etmektir.

Asıl darbe girişimi;
Ulusal yapımızın etnik ve inanç temelinde ayrışmasına neden olacak şekilde etnik temelde ve inanç temelinde siyaset yapmaktır.

Asıl darbe girişimi;
Anayasamızın başlangıç maddelerinde yer alan Cumhuriyetimizin temel niteliklerini, değiştirmeye kalkmaktır.

Asıl darbe girişimi;
Yabancıların, Demokratik laik Türkiye Cumhuriyeti Devletimizi ‘ılımlı islam devleti’ olarak tanımlamalarına karşı sessiz kalmaktır.

Değerli yurttaşlarımız,
Bu kapsamda gözaltına alınanlar, hakim karşısına çıkartılmaksızın, ne ile suçlandıklarını bilmeksizin bir yılı aşkın bir süredir özgürlüklerinden yoksun bir şekilde tutukludurlar.
Her fırsatta insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğünden söz edenlerin, yaptıklarını çağdaşlığın ve AB?ne uyumun gereği diye sunanların ve aleyhlerine alınan her karara karşı yargımıza saldıranların, bu hukuksuzluk karşısındaki suskunluklarını ve duruşlarını, tüm kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.

Değerli yurttaşlarımız,
Türkiye Cumhuriyeti olarak bugün,
Batılı emperyalist devletlerin ve içimizdeki işbirlikçilerinin yıllardır sinsice yürüttükleri Tam Bağımsızlığımızı, Ulusal yapımızı ve demokratik laik cumhuriyetimizi yok etme girişimlerinin artık açıkça ve korkusuzca uygulanmaya başlandığı bir süreci yaşıyoruz.

Tüm Platformlar, Demokratik Kitle örgütleri ve meslek odaları olarak, Türk Ulusuna sesleniyoruz.
Bugünlerin yarını artık yok.
Gün, Tam bağımsız, Demokratik laik Cumhuriyete sahip çıkma günüdür.
Gün hukuk devletimize sahip çıkma günüdür.
Gün, Türkiye Cumhuriyetimizin yarınlarına ve çağdaş yaşamımıza sahip çıkma günüdür.
Gün,  Mustafa Kemal Atatürk?ün Bursa Nutkunda verdiği göreve sahip çıkma günüdür.
Gün, Demokratik laik Türkiye için birlik günüdür.
Kamuoyuna önemle duyurulur,
Saygılarımızla,

Ulusal Platformlar Güç Birliği,
Ulusal Birlik Hareketi Platformu,
Anadolu Ulusal Uyanış ve Dayanışma Platformu,
Toplumsal Güç Birliği,
Çayyolu Platformu,
Gelecek Platformu
14 Nisan Çalışma Grubu,
Ulusal Hekim Birliği,
Tüm Öğretim Elemanları Derneği,
Hacıbektaş Eğitim ve Kültür Derneği,
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Genel Merkez ve şubeleri,
Ziraat Mühendisleri Odası,
Türk Mimar ve Mühendisler Birliği,
Köy Dernekleri Federasyonu,
Biz Kaç Kişiyiz Platformu,
Çağdaş ve Demokratik Kadınlar derneği,
Cumhuriyet Kadınları Derneği,
Türkiye Gençlik Birliği,
Ankara Kız Lisesi Mezunları Derneği,
Atatürk Çizgisi Platformu,
Birleşik Sağlık İş,
Konservatuar Mezunları Derneği,
Bağımsız Kültür Sanat Sendikası
Yerel Yönetim Araştırma Yardım ve Eğitim Derneği



Konuyla ilgili diğer yazılar

Bu Sayfayı Yazdır Bu Sayfayı Yazdır

“Basın Açıklaması…” için 2 Yorum

  1. Meyman diyor ki:

    Bu gunku tutuklamalara karsi bu kadar demokrat kesilmeniz bizi hic sasirtmiyor.Biz darbeci gerici fasist kontrgerilla icerisinde orgutlenen binlerce faili mechul(failleri beli)cinayetlerde rol alanlari bunlarin bu rolunu alkislayan sozde demokrat basini ve basin temsilcilerini daha dogrusu sermayenin kolesi olmus satilmis basin yayin sahiplerini ve onun kalemsorlerini biz alevileri sivasta yakan seriaatci bagnazlarida cok iyi taniyoruz bu dalasinizda turkiyede demokrasiyi savundugunuz icin degil cebinize girecek olan paranin yarattigi catismanin bir sonucu oldugunuda biliyoruz.Biz aleviller kirli pis iliskilere katillerin, seriaatcilarin ve onlarin kalemsorleri olan basinin politikasina ortak olmayacagiz bu kirli oyunada destek vermeyecegiz bu oyuna alevileri taraf etmek isteyen sozde aleviler varsa onlarda duskunler olarak anilacaktir aleviler tarafindan.

  2. Önder Gürbüz diyor ki:

    04.07.2008

    Türkiye ilk defa kendi ayakları üzerinde duruyor…

    Bu cümle bana ait değil! Dün öğleden sonra tipik bir AKP seçmenin ağzından çıkan sözdür. Bir süredir yazılarıma ara vermek mecburiyetinde kaldım. Bu zaman zarfında bir takım özel işlerimi yoluna koydum ve bol, bol insanlarla sohbet etme fırsatı buldum. Mesleğim gereği dünyanın dört tarafından insanlar tanıma fırsatı buluyorum. Önümüzdeki zaman biriminde bazı sohbetleri yayınlamayı düşünüyorum. Bunların arasında Venezuela’dan bir müşterimin sözü dikkat çekicidir:

    “…Tayyip Erdogan’dan ne istiyorsunuz? Onun sayesinde ülkeniz yatırım yapmaya, para kazanmaya müsait olmustur…”

    Doğrudur!?

    Mesele parayı kim kazanıyor meselesidir. Türkiye’nin, Türk halkının bu yatırımlardan aldığı pay meselesidir.

    Neyse…

    Bildiğiniz gibi kâbus bitmedi. İlginçtir iktidar çöktükçe, gerici, işbirlikçi, teslimiyetçi, Türk karşıtları güçleniyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının kurmuş olduğu laik Türkiye Cumhuriyetinin, ordu ve yargı sisteminin teslim olacağı gün bekleniyor.

    Sair Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın deyimi ile:

    “Yeni Türkiye’nin önsözü” yazılmak isteniyor.

    Bu “önsöze” karşı olanlar bir, bir “saf dışı” bırakılarak ortam yaratılıyor. Birçok açıdan tedaviye muhtaç bir toplum olduğumuzdan bu gibi “oyunlara” anında kanıyoruz. Körkütük cehalet sağ olsun…

    KENDINI kadınların giyim ve kuşamı konusunda da TEK yetkili sayan bir zihniyet kendi eşi ve çocuklarını bırakmış toplumda kadının yerini ve giyimini sorgular olmuştur.

    Uyuma ey Türk

    Devlet sorunlar yumağı olmuş, zar – zor ayakta durmaya çalışıyor. Halk hemen her konuda korutacak derecede bilgisiz, bilinçsiz, hurafe, mucize, keramet hikâyeleri, cin, peri, ruh ve hortlaklarla yatıp kalkıyor.

    Kadınlarımız yüz yıllardır kapatılmış, çarşafa – peçeye dolanmıştır. Maalesef zihinleri de peçe ve çarşafla örtülmüştür. Uyan ey Türk kadını, yırt peçeyi – çarşafı…

    Uyan ey millet, senin can ve mal cömertliğin suiistimal edilmekte. Uyan ve bak etrafına. Göreceğin karşısında dehşete düşeceksin. Uyanmasına izin verilmeyen, sömürülen, korkan, acı çekmeye alıştırılmış, el ayak öpen uşaklar göreceksin. Göreceksin ve kalbinin tam ortasında sonsuz bir acı hissedersen eğer…

    UNUTMA…

    Bu milletin gücü bitmez! Bu millet can evinde her zaman zor günler için yedek güç bulundurur.

    www.gurbuz.net

Yorum Yapın