Sayın başbakan bu ülkede Aleviler de yaşıyor haberiniz varmı?
Başbakan “türban özgürlüğü”nü topluma anlatmaya çalışırken sürekli, özürlüklerden yana olduğunun altını çizmek için, “bizim özgürlük anlayışımızda insan ayrımı yoktur. Başı açık başı kapalı ayrımı yoktur. Biz yardılanı severiz yaratandan ötürü” vs….. diye sıralıyor.
Bu edebiyatı çoğalmak mümkün. Ama aynı başbakan sanki uzayda yaşıyormuş gibi Alevilerin istemleri gündeme geldimi, “Bu sorunlar bugüne kadar bize getirilmedi” diyebilecek kadar kör ve sağır olabiliyor.
Sayın başanbakan “yaradılanı severiz yaratandan ötürü” derken herhalde Alevileri başka birisinin yarattığına inanıyor ki bir başbakan olarak bu toplumun sorunlarından haberi olmadığını söyleyebilecek kadar gayri ciddi olabiliyor.
Sayın başabakan siz uzaylımısınız?
Deniz Baykal AKP’ye muhalefet yapacağım derken imamlığa soyunarak dinde örtünmeyi anlatan vaazlar vermeye başladı.
Sayın Baykal, göreviniz insanların nasıl kapandığı veya kapanacağı değil, hem isteyen istediği şekilde kapanır. İster “çene altı” bağlar isterse çuvala girer.
Sizin göreviniz, laikliği savunan bir parti başkanı olarak anlatmanız gereken, laik bir sistemde dini simge olarak baş örtüsü ve başka kıyafetlerin kamu alanlarında giyilmesinin laikliğe aykırı olduğudur. Bu kadar basit…
Sayın Baykal, “biz türbana karşıyız, yoksa anadoluda analarımızın başını bağladığı şekle değil” diyor.
“İyi o zaman, kızlar o şekilde üniversitelere girsin” dediklerinde ne diyeceksiniz?
Deniz Baykal laikliğin ne anlama geldiğini anlatacağına imam gibi konuşması karşı tarafa meşruluk kazandırmaktan öteye gitmiyor.
Konuyla ilgili diğer yazılar
Bu Sayfayı Yazdır



