Reha Çamuroğlu Muaviye partisinden aday!

Daha önce DYP içersinde faaliyet gösteren Reha Çamuroğlu bu sefer
Muaviye zihniyetli Alevi düşmanı bir parti olan AKP’den aday oldu!

Sayın Reha Çamuroğlu soyadına uygun davranışlar sergilemeye devam ediyor.



Konuyla ilgili diğer yazılar

Bu Sayfayı Yazdır Bu Sayfayı Yazdır

Bizim Erbakan’lar…

Gerici güçler iktidarı ele almak için sürekli insanların dini duygularını su istimal ederek güç kazanmaya çalıştılar. Bu konuda en çok kullandıkları ve bayraklaştırdıkları konuların başında da baş örtüsü geldi. Din sürekli olarak siyasete alet edildi, edilmeye devam edilmekte.

Alevilerin haklı talepleri siyasi basakmak olarak kullanılmakta.

Aleviliğin bir inanç olduğunu unutum, onu siyasi bir hareketmiş gibi gündeme taşımak isteyenler, Alevi toplumunun bazı haklı taleplerini siyasi amaçlarına ulaşabilmek için kendilerine malzeme olarak kullanmaya çalışmaktadır.

Alevilerin en haklı taleplerinden birisi olan, cemevlerinin yasal statüye kavuşturulması talebi, kendisine Alevi adı veren bazı örgütler tarafından içi boşaltılmış bir şekilde siyasi bayrak haline getirilmeye çalışılmakta.

Bir taraftan “Cemevleri alevilerin inanç merkezidir” diyen örgüt, diğer taraftan Aleviliğe ilişkin ileriye sürmüş olduğu görüşlerle Aleviliği inanç değerlerinden koparmaya çalışmaktadır.

Görünüşte cemevlerinin yasal statüye kavuşturulmasını isteyen ve gündeme getiren kimi örgütler, bu isteklerinde ne kadar samimidirler? Alevilerin temel ibadet biçimi olan cemlerde, okunan duvaz imamlarda, dualarda ve yerine getirilen her ritüelde, Allah-Muhammed-Ali zikredilirken, Alevilik, Ali ile alakası olmayan islam dışı bir inançtır iddasında bulunanların cemevlerinin yasal setatüye kavuşturulması gibi samimi bir talebi olabilir mi?

Alevi inacından arındırılmış bir cemevi olsa olsa Talip Erdoğan’ın dediği gibi ancak “Kültür evleri” olmadan öteye gidemez. Bu konuda örgütçüler ve başbakan Erdoğan aynı paralelde düşünmektedir.

Evet, sonuç olarak; Sünni İslam’ın din sömürücüleri “baş örtüsü”nü kendilerine bayrak edinerek siyasi amaçlarına ulaşmaya çalışırlarken, Alevi olduğunu idda eden ama özünde Alevi inancıyla alakası olmayan, ateist bir siyasi düşüncenin devamcısı olan kimi çevreler tarafından da “cemevleri” gibi haklı bir talep siyasi menfaat edinebilmenin aracı olarak kullanılmaktadır.

Mecliste Aleviler için kontenjan istemek neyin ürünü olsa gerek?



Konuyla ilgili diğer yazılar

Bu Sayfayı Yazdır Bu Sayfayı Yazdır

"Siyasete müdehale"nin geldiği son noktanın resmidir; Deniz Baykal’ın dizinin dibi…

ABF başkanı Selahattin Özel Baykal’ın dizinin dibinde…



Konuyla ilgili diğer yazılar

Bu Sayfayı Yazdır Bu Sayfayı Yazdır

Ve Alevilerin geldiği son nokta…

Büyük ozanın dediği gibi “demeye dilim varmıyor ama kabahatin çoğu senin, canım kardeşim”

Ömrünün önemli bir kesitini Aleviliğe adamış birisi olarak, son dönemler Alevilik adına yaşananlardan sonra şu kanıya vardım; Alevilerin Alevilik diye bir sorunları kalmamış.

“Aleviliğin Ali’yle bir alakası yoktur” diyen birileri hala “Pir” diye ortalıkta dolaşıyorsa….

Cemlerde posta otutturuluyorsa….

“Ben ateistim” diyenler bu topluma “önderlik” yapıyorsa…

Alevilik adına kurulan dernek ve diğer kurumlar siyaset batağına saplanmışsa…

Alevi düşmanlarının dahi söylemeye cesaret edemeyeceği sıfatlar bu yolun uluları için söyleniyorsa…

Ve bu toplum bütün bunları sesizce kabul ediyorsa…

Haricilerin peşine gidiyorsa….

Riyakarlık, iki yüzlülük, kaypaklık toplumun büyük bir kesiminin “karekteri” haline gelmişse..

Oturup düşünmekte fayda vardır.

Bu durum inancını yitirmek üzere olan bir toplumun özetidir.

Bir bitiştir!

Ve bakıyorum artık Ali’de Hızır’da bu topluma yardımcı olmuyor.

Niye olsun ki?

Özetle; bundan böyle “Aleviler” diye bir sorunum yok benim!

“Alevilik” denilen inancı kişisel olarak yaşamak bundan sonra ki gayem olacak…

Sağlıcakla kalın…



Konuyla ilgili diğer yazılar

Bu Sayfayı Yazdır Bu Sayfayı Yazdır