Turgut Öker Tayip Erdoğan’dan daha tehlikelidir!

Akp “Alevi açılımı” adı altında Aleviliği yeni taktik ve oyunlarla asimile etme oyununu sahneye koyma hazırlığında. Bu sanaryonun yazarı Alevi değerlerini bir kenara itip Muaviye partisinden millet vekili olmuş Çamuroğlu.
Bugüne kadar Alevileri tanımıyan iktidar, AB baskısıyla Alevilere yönelik bir takım çalışmalar yapma zorunluluğuyla karşı karşıya kaldı. Aleviler için bir şeyler yaptığını ispatlamaya çalışan iktidar bunu yaparken Alevilerin gerçek isteklerini dinlemek ve bu konularda iyileştirme yapmak yerine kendi anlayışına uygun “Aleviler” ve “Alevi kuruluşları” yaratarak yeni asimilasyon politiklarını göz boyayarak uygulamaya koyma çabasında.
Anadolu Alevileri bu sinsi Muaviye oyunlarını çok iyi bilir ve bu konuda tarihsel refleksleri sağlamdır. Yani sonuç olarak Alevilerin büyük kesmi Akp’yi, onun siyasi amaçlarını, getirmek istedikleri düzeni ve Alevilere yönelik politikalarının ne anlam taşıdığını çok iyi bilir.
Asimilasyonun bir başka boyutu ve Akp’nin asimilasyon politikalarından dahada tehlikeli olanı, geçmişte “solcu” olan bazı çevrelerin bugün Alevi kurumlarına girerek, Aleviliği kendi politik amaçlarına yönelik bir “örgüt” haline dönüştürme ve bu isim altıda siyasi söylem geliştirme ve politika yapma ve Aleviliği kendi siyasi görüşlerine uygun bir hale sokup yeniden dizayn etme çabalarıdır.
Kendilerini Alevilerin “önderi” olarak tanıtan ve basın açıklamaları yapan bu kesim, bir kaç seneden beri Aleviliğe yönelik yapmış oldukları tanımlar ve yaklaşımlar, Alevi tarihini, inanç değerlerini sorgulayan, bu değerleri inkar eden, toplumda kafa bulanıklığı yaratan yıkıcı bir çabanın içersinde olmuştur.
Alevi ismi altında faaliyet gösteren Turgut Öker ve yandaşlarının çabaları Akp’den daha tehlikeli ve sinsi bir asimilasyon hareketidir. Çünki T. Öker ve yandaşlarının yaptıkları Aleviliği içerden çökermektir. Recep Tavip Erdoğan Aleviliği inkarcı tavrıyla dedelerinden almış olduğu mirasi devam ettirmekte ve Tayip bu yönüyle zaten Aleviler tarafından “düşman cephesi”nde yer almaktadır. Alevi toplumu bunun bilincindedir.
Aslında T. Öker ve ekibinin söyledikleriyle Tayip Erdoğan ve ulemasının söylediklerinin arasında bir fark olmamakla birlikte sonuç itibariyle aynıdır.
Tayip Erdoğan ve uleması ne demekte; “Ali’yi sevmek Alevilikse bende Aleviyim”, “Hz. Ali’de namaz kılmış, oruç tutmuştur” yani Hz. Ali’yi sünni gösterme ve Alevileri o yola davet etme çabası.
Peki T. Öker ne demekte; “Aleviliğin aslında Hz. Ali ile bir alakası yoktur. Aleviler takiye yapıyor. Sünni hegomanyasına karşı bu yola başvuruldu. Öyle olmasaydı Aleviler de Hz. Ali’nin yaptığını yapardı” (Zaman Gazatesi). Görüldüğü gibi zihniyet aynıdır; Hz. Ali’yi Sünnileştirmek! Ve Alevileri bir arada tutan bu değerlerden uzaklaştırmak. İkisininde amacı Alevileri değişik şekillerde asimile etmektir.
Turgut Öker ve ekibinin Akp ile kavgası; “bırakın Alevileri biz asimele edelim, bunu bizden başkası yapamaz” kavgasıdır
Aleviliğin Ehlibeyt yolu ve sevgisi olduğuna inanılıyorsa, bu yolun selameti için ilk önce içimizdeki “Ali düşmanları”yla mücadele etmekten geçiyor!
Konuyla ilgili diğer yazılar
10-10-2006
10-03-2007
18-02-2007
30-09-2006
26-04-2008
30-04-2008
Bu Sayfayı Yazdır


