Sívas katliamından canlı kurtulan Murtaza Demir Rehşan Eceviti sert eleştirdi.
DSP eski Genel Başkan Yardımcısı Rahşan Ecevit’in “din elden gidiyor” sözlerine Alevi kesimden de tepki geldi.
Sivas’da 1993 yılındaki Madımak Oteli yangınından sağ kurtulanlardan biri olan Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür Vakfı Başkanı Murtaza Demir, Rahşan Ecevit’in açıklamasını eleştirerek, Kubilay’ı şehit edenler ve Madımak’ı yakanların da aynı ifadeleri kullandığını anımsattı.
Değerli Hanımefendi:
Son ?inciniz? beni kara kara düşündürdü. ?Din elden gidiyor!? buyuruyorsunuz. Alay mı ediyorsunuz; mizah mı yapıyorsunuz; yoksa politika mı? Size saygımı korumayı çok isterdim ama, bu ?görüşünüzü,? ülkemizin İslamcı şeriat tehdidiyle kıvrandığı bir süreçte ortaya atmanızı, ne içtenlik, ne de ciddiyetle bağdaştıramadığımı söylemek zorundayım.
Hanımefendi; belli ki toplumla hiçbir iletişiminiz yok: Bir sorununuzun olduğu belli de, hanımların %40?nın son on yılda, türban, peçe, tesettür taktığını; bu hanımların hiç birinin erkek eli sıkmadığını, erkek doktora muayene olmadığını, çok eşliliği ?Kur-ani? olması nedeniyle kabul ettiklerini; üniversitelerde ?türban ve peçeyle öğretim hakkı? için kavga edildiğini de mi bilmiyorsunuz?
Hanımefendi, sizin ağzınızdan çıkanı kulağınız duyuyor mu? Siz kuran kursuna gidiyor musunuz: ya camiye? Neden gitmediniz: ?din elden gidiyorsa,? neden tesettür giymiyor; dine sahip çıkmıyor, tartmadan, düşünmeden uluorta bağırıyorsunuz? Ülkemizde cami sayısı yüzbini, mescit sayısı üçyüz bini aştı. Kuran kursu sayısı için rakam bile verilemiyor! Onbin mi, ellibin mi, yüz bin mi…
Siz bu ülkenin, yüz binlerce çocuğuna okuyup-yazacak kadar bile eğitim verecek bütçe olanağı bulamadığını; bu gerçeğe karşın İslam Dinine, yani zatı alinizin ?elden gitmesinden? korktuğu (Sünni) mezhebine, (eğitim, öğretim ve ibadetine; elektriğine, suyuna) yıllık 2 milyar dolar bütçe aktardığını; bunun, milli gelirimizin %2?sine ulaşan akıl, izan ve bilim dışı bir hükümet tasarrufu olduğunu da mı bilmiyorsunuz?.. Peki ya devletin, araştırma-geliştirmeye, (AR-GE) yani bilim ve teknolojiye binde beş bütçe ayırdığını biliyor musunuz?
Hanımefendi; sadece Van ilimizde okul olanağı bulamayan kız çocuğu sayısı kırk bindir! Olanak bulan çocuklarımız ise 70- 80 kişilik sınıflarda güya eğitim görmektedir. Oysa ülkemizde bir ibadethaneye düşen insan sayısı sadece on kişidir. Bu yüzden yüzlerce cami ve mescit, cemaati olmadığı için kapalıdır… ?Fukara insanlarımızı para karşılığı ikna ediyorlar? buyuruyorsunuz. ?Bu ne lahana, bu ne turşu? hanımefendi? Fukara olmamızı, daha az dindar olmamıza mı bağlıyorsunuz: ne diyorsunuz, daha mı çok cami yapılsın, daha mı çok kuran kursu açılsın: Ezan sesinin debisi (ses yüksekliği) daha mı çok arttırılsın? Davulcu sayısı mı çoğaltılsın: Camiye ve hacca gitmek, din dersi gibi zorunlu mu olsun… Yoksa Sivas?ta olduğu gibi, kiliseler ve İncil satanlar da mı yakılsın: Öneriniz ne?.. Neden eğitimin, sağlığın, işsizliğin acınası durumuyla değil de, tüm gerçeği tersyüz ederek din işiyle ilgileniyorsunuz? Hanımefendi bu hezeyan neyin tezahürüdür. Yoksa Fetullah Hoca Efendinizi partiye genel başkan yaparak, yeniden siyasete mi dönmek istiyorsunuz?
İncil?in serbestçe satılmasından, dileyenlerin kendi paralarıyla kilise yapmalarından size ne. Kamu arsasını, binasını, parasını gasp ederek mi yapıyorlar ibadethanelerini? İncili almazsınız, kiliseye de gitmezsiniz olur biter. Peki, biz ne yapalım: Bu ülkede Alevi, Şii inançlı çocuklara, Rum, Ermeni gibi yurttaşlarımızın çocuklarına devlet zoruyla Sünni din dersleri veriliyor. Aleviliğe hakaret ediliyor: Kıstırılıp diri diri yakılıyor…
Madımak Otelindeydim: Teğmen Kubilay?ın yanındaydım. Bu sesleri duydum: yakanlar da sizin gibi bağırıyorlardı: ?Din elden gidiyor! Şeriat isteriz! Müslüman mahallesinde salyangoz sattırmayız! Valiye ölüm! Aziz Nesin?ne ölüm! Müşrikleri yakın!!!?
Ne fark var? Çok üzgünüm, hiç bir şey bilmiyorsunuz: susmasını bile… 06.01.2005
Murtaza DEMIR
Konuyla ilgili diğer yazılar
Bu Sayfayı Yazdır


